Bir Akşam Üzeri

Şennurcum aradı..
-"Akşam bi yerlere gitsek" dedi..
-"Arkadaşım biz iş çıkışı biryere gitmek istiyorsak ancak ve ancak kepenkleri indirmeye yardım edecek kadar vaktimiz olacak" demek lüzumunu hissettim... sonra da karşılıklı hoooofff ladık...
Akşam oldu ve dingin bir iş günü sonrası arabada sessiz sessiz eve dönüyorduk her gün sonundaki gibi...Yol kenarlarındaki çimenlikte otlayan hayvanlara neşeli küçük bir kız çocuğu edasıyla
-"aaaaaa keçilere bak baba!" diye bir laf çıkıverdi ağzımdan şuursuzca . Babamda tüm şuuruyla;
-"afferim kızım ,ne güzel kuzular diymi!" demiş olabilir belki...
Emel Sayının şakımasını dinleye dinleye eve varmış bulunduk.Lakin daha eve girmeden ,
-"Emeeeeeel ekmek aaal!" nidasıyla bu üstün hizmeti yerine getirmek için madden ve manen kendmi hazırlarken bir de baktımki sokağın bir ucundan Şennurum elinde iki ekmekle geliyor..
-"Ekmek parasını kazanmış insan modeli Şennurum" dedim ."Madem gidemiyoruz bir yere gel seninle ekmek almaya gidelim "...
Kenardan amcazadem lafa müdahil olup; -"zaten dünyada şu ekmek parasını kazanmak için çırpınmıyor muyuz?" deyince
-"Uyma Şennurum sen onlara dedim.Gel biz gidelim"...
Sokak aralarına dalarak yolculuğuumuza başladık...Şennura dönerek;
-"Daha ne kadar böyle sokak aralarında buluşmaya devam edicez Şennur dedim"..:)
Belki fırın zaten arka sokakta olabilir..Bu cümleyi kurana kadar gelmişte olabiliriz yanıbaşına...Ama olsun...Hem zaten 2 ytl ye kaç tane ekmek alınırdı bilmiyordum ki.
Bizde Şennurumla fırıncı amcaya ;
-"2 Ytl lik ekmek almak istiyoruz" demeye karar vermiştik...:)
Görevi başarıyla yerine getirmenin saadetiyle "itiniz" yazılı kapıyı büyük bir zahmetle kendine doğru çeken Şennuruma dönerek şöyle söyledim;
-"Zaten itiniz yazan kapıyı çekerek açan yalnızca bir karadenizli olabilir"....
:)




